23 Nisan 2018 Pazartesi

CHP Konak Halk-Lis'ten 23 Nisan Coşkusu

CHP Konak Halk-Lis ekibi bugün 23 Nisan'ı, çocuklarla birlikte doyasıya kutladı. Çocuklara balon ve şeker dağıtarak, yüzlerinin gülmesine ve güzel bir bayram geçirmeleri için bir nebze olsun katkıda bulundular. Çocuklar ve velileri bu süpriz karşısında mutlulukları gözlerden kaçmadı. Konak Halk-Lis'ten Deniz Kara şu sözlerle günün anlamına ilişkin ifadelerde bulundu:

"Öyle bir ebedi lidere sahibiz ki, Dünya üzerinde ,çocuklara bayram hediye edilen, tek ülke, bizim ülkemiz. Bizi, bu armağan ile şereflendiren Atamızı, her geçen gün, biraz daha özlüyor ve ona layık olabilmek için çabalıyoruz.

Lakin, 23 Nisan demek, yalnızca çocuk bayramı demek değildir. 23 Nisan, Türk Milleti'nin, kendi geleceğini belirlediği, egemenliğin millet iradesine bağlandığı, ve milletimizin, bağımsızlığını tüm dünyaya haykırdığı, Türk tarihinin önemli dönüm noktalarından birisidir.

Ulusal egemenlik, ulusumuzun namusu, onuru ve şerefidir.

Günümüz Türkiye'sinde ise, milletimize ait olan bu şeref, tahrip edilerek, milletimizin seçtiği bir vekili, ulusal egemenliğimizin sembolü ve bugünü kutlamamızın sebebi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden alıp, cezaevine koyma seviyesine indirgenmiştir. Milletimizin seçtiği vekilin özgürlüğünü elinden almak demek, 23 Nisan 1920'de milletimize teslim edilen egemenliğin, milletimizin elinden alınıp gasp edilmesi demektir.

Ülkemizin geleceği, çocuklardır.
Çocukların ellerine, silah değil, kalem verildiği, açlıktan ölmedikleri, tecavüze uğramadıkları, okul sıralarında olmak yerine, sigortasız ve kaçak olarak çalıştırılmadıkları, yapboza dönen eğitim sistemiz tarafından psikolojilerinin daha fazla yıpranmadığı bir Türkiye istiyoruz.


Yarının teminatı olan çocuklarımıza yarının gözüyle bakalım ki yarınlarımız aydınlık olsun.

23 Nisan, Ulusal Egemenlik, ve Çocuk Bayramımız, kutlu, ve mutlu olsun."

26 Mart 2018 Pazartesi

CHP Konak, Şeker Fabrikalarını, Sokaktan Sosyal Medyaya Taşıdı


CHP Konak Gençlik ve Kadın Örgütleri, 1 Mart tarihinde Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ile ilgili açıklamalarından ardından, 17-24 Mart tarihleri arasında Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesinde ve Konak meydanında, “Şeker Fabrikaları Özelleştirilmesin” başlığı altında imza kampanyası düzenlediler.

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ile ilgili ihale açılmasının ardından, Türkiye geneli büyük tepkilere yol açan karar, İzmir’de de geniş yankı buldu. Bunun üzerine sokağa inip, imza masaları kuran CHP Konak Gençlik ve Kadın örgütleri 7000 vatandaşın imzasını toplamayı başardı. Toplanan imzalar Salı günü parti genel merkezine sunulacak.

İmza çalışmasının sokak bölümünü tamamlayan CHP’liler, sosyal medya üzerinden de benzer çalışmayı sürdürüyorlar. Geniş kitlelere ulaşabilen “Change” sitesi ile “ŞekerFabrikalarıÖzelleştirilmesin” başlığı altında imza kampanyası başlatan CHP Konak Gençlik Kolları, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinden vazgeçilene kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirttiler. Partililerin ve vatandaşların büyük desteğini alan çalışmaya, Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, ve CHP Parti Meclisi Üyeleri Sevda Erden Kılıç ve Erdal Aksünger başta olmak üzere birçok ilçe başkanı, gençlik kolları başkanı ve kadın kolları başkanları da destek oldu.


CHP Konak Gençlik Kolları Başkanı Orçun Altanhan, “Ülkede milli ve yerli sermayemiz sırayla yabancılara peşkeş çekiliyor. Cumhuriyetin temeli olan fabrikalarımızın satılması asla kabul edebileceğimiz bir şey değildir. Çay-Kur, Tekel, Türk Telekom, Tariş, Sümerbank ve nicelerini satanlar, bilsinler ki biz ölmedik ve şeker fabrikalarımıza sahip çıkacağız ve sattırmayacağız. Çünkü şeker fabrikalarının satılması demek, tarımın yok olması, birçok kişinin işsiz kalması demek. Nişasta bazlı şeker ya da yüksek fruktozlu mısır şurubuyla çocuklarımızın zehirlenmesi demek. Şeker demek vatan demek. O yüzden vatanın satılmasına müsaade etmeyeceğiz. Ayrıca çalışmalar boyunca birçok vatandaşımızın konu hakkında bilgi sahibi olmadıklarını gördük. Bilgilendirme açısından da faydalı bir çalışma gerçekleştirdik. Bir haftadır sokakta yaptığımız çalışmaları sonlandırdık ancak sosyal medya üzerinden kampanyamız devam ediyor. Duyarlılıklarını gösterip şeker fabrikalarımızın özelleştirilmesine karşı çıkıp imza atan tüm vatandaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz.” diye konuştu.



18 Ocak 2018 Perşembe

PEDOFİLİYİ MEŞRULAŞTIRAMAZSINIZ !!!


Dün ülkemizde bir yeni skandal olayın daha gün yüzüne çıktığını kaygıyla öğrenmiş bulunmaktayız. Her sabah uyandığımızda korkunç bir gelişmeyle karşılaşmaktayız. Artık bazı noktalarda yaşanan bu skandallar ne insani anlamda ne de vicdani anlamda tahammül sınırları bırakmamıştır!

Türkiye’nin gözbebeği metropolümüz İstanbul’da sadece bir hastanede (Küçükçekmece Eğitim ve Araştırma Hastanesi) 5 ayda yaşı 18’den küçük 115 çocuk kadının (35 çocuğun ise yaşı 15’ten küçük) doğum yaptığının kayıtları gizlenmiş, savcılık tarafından araştırılmak istenmiş ancak İstanbul Valiliğince izin verilmemiştir. Bir de bunu İstanbul’un diğer ilçelerini, ülkenin diğer şehirlerindeki henüz ortaya çıkmamış vakaları düşünün!

Daha yakın zamanda hafızalarımızda Ensar Vakfı’nda yaşanan skandal tazeliğini korurken, üzerine geçen yıl hükümet tarafından tecavüz yasası diye adlandırdığımız bir başka skandal unutulmamışken, dün ortaya çıkan bu iğrenç tablo artık içinden çıkılamaz bir hal almıştır. Yetkililerin bu tarz olaylar karşısında yaptırım uygulamaktan kaçınması bir yana, toplumun da bilgi alma hakkını elinden almaktadır. Bu çirinliği gün yüzüne çıkartan ve duyurmak için ses çıkaranlar da açığa alınmaktadır. Yine geçtiğimiz günlerde Diyanet Başkanı’nın  “9 yaşındaki kızlar evlenebilir” ve 2 yıl önce dönemin Diyanet Başkanı “Babalar, öz kızına şehvet duyabilir” açıklamaları da ne yazık ki unutamayacağımız iğrençliklerdendir.

Kadınlar ve kız çocuklara uygulanan  şiddet ve cinsel istismar konusunda cezai yaptırımların ne yazık ki caydırıcılığı yok. Birçok yerde taciz ve cinsel istismar vakalarında, suçluların tahliye edildiği, serbest bırakıldığına şahit oluyoruz.  Cumhuriyet tarihimiz boyunca en çok kadınlarımıza değer verilmiştir. Çünkü muasır medeniyetler seviyesine ulaşabilmenin en önemli etkeni kadınların güçlü olmasına bağlıdır. Ancak özellikle son 15 yıldır ülkemizde kadınların medeniyet anahtarı olarak değil; erkeklerin ihtiyaçlarını giderme aracı,  evde yemek yapan, bulaşık yıkayan, çocuk bakan olgu olarak görülmek istendiğini ve bu konuda bir algı operasyonu yapıldığını  görüyoruz.

Buradan hükümet yetkililerine sesleniyoruz. Artık kadına uygulanan bu iğrençliklere son verin. Kadınlar değerlidir. Unutmayın sizlerin de annesi, kız kardeşi, eşi var. Hanginiz annenizin, kız kardeşinizin ya da eşinizin başına bu tür olayların gelmesini istersiniz? O zaman tüm kadınlarımıza aynı değeri vermek zorundayız. Cennet analarımızın ayakları altında değil midir? Bu iğrençliklere en ağır ceza yaptırımları devreye sokulmalı ve bir an önce uygulanmalıdır. Ayrıca halen üstü kapatılmak istenen tüm iğrençliklerinde gün yüzüne çıkması ve gerekli cezaların uygulanacağını umuyoruz.


CHP KONAK GENÇLİK KOLLARI

10 Ocak 2018 Çarşamba


Bugün O Kara Gün
                                      (10/01/1972)


Bugün sola yapılan en büyük darbenin günüdür,
Sağ, Sol Fraksiyonların çatıştığı o günlerde karanlık güçler desteği ile de mezhep çatışmalarına dönerek Maraş katliamına kadar gidilmişti.
Bu katliamın azmettiricileri ülkeyi karıştırarak, fikir ayrılıklarını uçlaştırarak ve faili meçhul cinayetlerle ülkeyi kaosa sürüklüyorlardı. Fakat halkın içinde öyle isimler vardı ki duyarsız ve sessiz kalmıyor halkı bilinçlendirmeye çalışıyorlardı. Karanlık eller ise buna karşılık her mecrayı kullanıp yozlaştırma politikasına devam edip bilinçleri kırıyorlardı. Ülke yangın yerine dönmüş tüm hata devrimin gençlerine DENİZ'E,HÜSEYİN'E ve YUSUF'A yıkılmaya çalışılıyordu.
idam kararı (10/01/1972)
Devletin karanlık eli suçluyu SOL olarak gösteriyordu. Tıpkı günümüzde olduğu gibi hukuksuzluğun tavan yaptığı o gün gelmişti (10/01/1972) 15 idam kararını bozan Askeri Yargıtay (Türkiye) askeri Yargıtay dairesi; 
DENİZ GEZMİŞ, YUSUF ASLAN ve HÜSEYİN İNAN hakkındaki idam kararlarını onayladı. Faşizanca alınan bu karar ile (10/01/1972) sola büyük bir darbe devlet eli ile vuruldu.
Suçları ise;
1-Amerikan emperyalizmine karşı mücadele etmek.
2-Ülkenin bağımsız bütünlüğünü Yaşasın tam bağımsız Türkiye, yaşasın halkların kardeşliği diye savunmak.
3-Eşit yaşam kardeşçe paylaşım.
Hayal etmekti, asıl bu çocuklar bizim çocuklardı.
Peki şuan ülke gündemi aynı şartlar içindeyken bizler ne yapıyoruz, neredeyiz?


Mert Korkmaz
Cumhuriyet Halk Partisi
Konak İlçe Gençlik Örgütü
Başkan Vekili

31 Aralık 2017 Pazar

CHP Konak Yılbaşında Çocukları Sevindirdi

CHP Konak Gençlik Kolları her yıl geleneksel hale getirdikleri yılbaşı projelerine bir yenisini daha ekledi.

#MinikAyaklarÜşümesinDiye başlıklı kampanyasını Aralık ayı başında kamuoyuna duyurdu. Aralık ayı boyunca birçok kesimden bu anlamlı proje için destek toplayan CHP Konak Gençlik Kolları, elde ettikleri yaklaşık 100 botu daha önce muhtarlar ve 113 mahalledeki kanaat önderleri aracılığıyla belirledikleri adreslere dağıtımı gerçekleştirdiler. Gece boyunca 3 ekibe ayrılan gençler geç saatlere kadar çalışmalarını sürdürdüler.

Kapılarında Noel Babayı gören çocukların mutlulukları ve şaşkınlıkları gözlerine yansıdı. CHP'li gençler gelecek yıllarda da özellikle çocuklara ilişkin proje ve çalışmaların artacağını ve geleceğin umutlarına verdikleri desteklerden ötürü çok mutlu olduklarını dile getirdiler.

28 Aralık 2017 Perşembe

CHP İzmir İl Gençlik Kongresi’nde Konak Rüzgarı

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Gençlik Örgütü’nün 30 Aralık Cumartesi günü yapılacak olan Olağan Kongresi için Konak Gençlik Örgütü Başkanı Orçun Altanhan adaylığını açıkladı.
Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Gençlik Örgütü cumartesi il başkanını seçiyor.
Bir adaylık açıklaması da Konak Gençlik Örgütü Başkanı Orçun Altanhan’dan geldi. ‘Yeni ses, yeni soluk, uzlaştırıcı yapı ve kırmızı çizgilerinden
vazgeçmeksizin dik duran, hedeflerinin parti içi kavga değil; 2019 seçimleri olduğu vurgusuyla yola çıktıklarını’ ifade eden Altanhan "Toplumsal olaylara refleks gösteren, sorgulayan, eleştiren aynı zamanda çözüm üreten, sokağın sesi, halkla kopmaz bağları olan bir gençlik başarıyı yakalayabilir. Hele ki; soldan, sosyal demokrasiden yana söz söyleyen bir parti istiyorsak değişimin öncü gücü: GENÇLİKTİR. Gençlik partinin yan gücü değil; ÖZ GÜCÜDÜR” diyerek adaylığını açıkladı.
İzmir’in dağılan yapısını dış etkenler ile değil; İzmir örgütüyle bir araya getirmek isteğini dile getiren Altanhan’a en büyük destek Cumhuriyet Halk Partisi Tire önceki dönem Gençlik Örgütü Başkanı Görkem Çolak’tan geldi. Çolak; ”Bireysellikten uzak bir anlayışın egemen olmasını, İzmir’i İzmir’in gençlerinin örgütlenmesi gerektiğini ve 2019 seçimlerine bölünmüş, ayrışmış değil; sağlam kadrolarla yek vücut olarak girmek için Orçun yoldaşım adına adaylığımdan çekiliyorum. Dik duruş bazen aday olmak değil, parti gençliği için fedakar olmaktır. Önemli olan BİREYLER DEĞİL; CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENÇLİK ÖRGÜTÜDÜR” dedi.
Altanhan son olarak,
“Gelmiş dünyanın dört bir ucundan
Ayrı dilleri konuşur, anlaşırız
Yeşil dallarız dünya ağacından
Gençlik denen bir millet var; ondanız.” şiiriyle tüm genç yoldaşları Cumartesi saat 13.00’da Eşrefpaşa Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’ne davet etti.

29 Kasım 2017 Çarşamba

Altanhan, Konak Gençliğe tekrar aday

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Konak Gençlik Örgütü'nün 3 Aralık’ta yapılacak olan Olağan Kongresi için mevcut ilçe başkanı Orçun ALTANHAN yeniden adaylığını açıkladı. 

2012’den bu yana gençlik örgütünde çeşitli görevler alıp, 2015’teki Olağan Gençlik Kongresi'nde başkanlığa seçilen  ALTANHAN: ‘Seçimde vermiş olduğumuz en büyük vaat ile, gençliğin tek yumruk şeklinde hareket etmesi ve ayrışmaların olmadığı bir Konak gençliği hayaliyle; kaybeden liste ve kazanan listeyi harmanlayarak ortak bir liste oluşturduk. Bütün gençliğin kendisini içinde gördüğü bir Konak yarattık. Bu ortak yönetim ile daha güçlü ve omuz omuza mücadele etmeyi başardık. Bu mücadelemiz katlanarak devam edecektir’ dedi.
Altanhan, referandum seçiminde, Türkiye gençliğinin %64’ünün Gezi Ruhuyla, Konak’ta vücut bulmasını sağlayarak, yeni dönemde de yoldaşlarıyla birlikte elinden gelenin fazlasını yapacağına değindi.  
Cumhuriyet Halk Partili olsun olmasın her gencin üzerine düşen sorumluluklar olduğunu ve mücadele etmek için fikirlerini özgürce beyan edebilmeleri için gerek aktif siyasetin içerisinde gerekse projeler üretip var olmak isteyen herkese yoldaşlarıyla beraber kucak açtığını ve böyle devam edeceğini ifade etti. 

Ayrışmanın Cumhuriyet Halk Partisi ve ülkemize yeterince zarar verdiğinin artık zamanın; tek yürek, tek yumruk, tek vücut olma zamanı olduğunu vurgulayan ALTANHAN tüm genç yoldaşlarına birlik beraberlik çağrısı yaparak bu mücadele de herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini söyledi.

"Toplumsal olaylara refleks gösteren, sorgulayan, eleştiren aynı zamanda çözüm üreten, sokağın sesi, halkla kopmaz bağları olan bir gençlik başarıyı yakalayabilir. Hele ki; soldan, sosyal demokrasiden yana söz söyleyen bir parti istiyorsak değişimin öncü gücü: GENÇLİKTİR"
Gençlik partinin yan gücü değil; ÖZ GÜCÜDÜR.

Geçen dönem Konak genelinde 12 genç kongre delegesi varken bu dönem yapılan mahalle seçimlerinde bu sayıyı 47’ye kadar çıkardık. Yeterli olmasa da önemli bir başarı olduğunu düşünüyoruz. Ana kademe kongresinde yönetim ve il delegeliğinde 17 genç yoldaşımızla temsil edilmemiz gençlerin birlik olduğunda neler başarabileceğinin en önemli örneğidir. Yeni dönemde gençlik daha örgütlü çalışarak hem delegasyonda hem de temsil noktasında bu sayıları iki katına ve hatta daha fazlasına çıkarmak, gençliğin sesinin daha gür bir şekilde yükselmesini sağlamak en büyük hedefimizdir.

Dillerinden gençliği düşürmeyen fakat eyleme gelindiği noktada gençleri yok saymaya çalışanlara ve var olan olumsuzluklara karşı tepki göstermeyen kişilerin olumsuzluk yaratanlardan hiçbir farkı yoktur.  Bu dönem ana kademe kadın örgütümüz ve gençlik örgütümüzün uyumu sonucunda  en güzel dönem yaşanmıştır.

Gücümüz birlikteliğimizden gelir sözü ile gerçek mücadelenin içimizde değil AKP faşizmi ve tek adam diktasına karşı olduğunu anlatmaya çalıştık. Bu süreçte Gençlik Örgütü Başkanlarımızın saçma sapan bahaneler ile yargılanmalarını eleştirmek için Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan talep ettiğimiz Çapulcu Odası, Milli Eğitimin yerle bir olmasını eleştirdiğimiz ve tabut ile cenaze namazını kıldığımız, üzerine de helva kavurup dağıttığımız eylemimiz hem buna, hem de mizahı da siyasetin içerisinde tutup güldürürken düşündürdüğümüze  en güzel örneklerdir.

Man’lara yuva yapanlara karşı, yeni dönemde de hep birlikte faşizme karşı omuz omuza mücadeleye bizler varız siz de var mısınız?

Başka Bir Gelecek mümkün diyen tüm genç yoldaşlarımızı 3 Aralık 2017 pazar günü kongremize bekliyoruz.


***
Gelmiş dünyanın dört bir ucundan
Ayrı dilleri konuşur, anlaşırız
Yeşil dallarız dünya ağacından
Gençlik denen bir millet var; ondanız.

***

KONGRE TARİHİ VE YERİ:
3 ARALIK 2017 PAZAR 11.30
EŞREFPAŞA SELAHATTİN AKÇİÇEK KÜLTÜR MERKEZİ