12 Şubat 2017 Pazar

Konak'ta "Anayasa Değişikliği'nde Söz Gençlik'te" Forumu


Yeni Anayasa Referandumu’nun meclisten geçmesinin hemen ardından harekete geçen CHP Konak Gençlik Kolları, bölgesinde yer alan diğer partilerin gençlik kollarını, dernekleri, sendikaları, sivil toplum kuruluşlarını, öğrenci ve fikir grupları da dahil olmak üzere pek çok kurum ve kuruluşa davet göndererek, süreçte parti üstü hareket edebilmek için neler yapılabileceğine yönelik bugün Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde “Anayasa Değişikliği’nde Söz Gençlik’te” konulu forum gerçekleştirmiştir.


Yaklaşık 1 ay önce planlanan forum, İzmir Adliyesi’ne yaşanan patlama sonrası iptal etmiş ve gecikmeli olarak gerçekleştirmiştir. Programa CHP Konak İlçe Başkanı M.Şakir Başak ve yönetimi; CHP Konak İlçe Kadın Kolları Başkanı Nurten Serhadbeyi ve yönetimi, CHP önceki dönem İzmir İl Başkanı Bedri Serter, CHP Gençlik Kolları Merkez Yürütme Kurulu Üyeleri Mustafa Evsen ve Cenk Erdöl, CHP Buca Gençlik Kolları, CHP Karşıyaka Gençlik Kolları, CHP Çiğli Gençlik Kolları, CHP Narlıdere Gençlik Kolları, Nihat Aydın Kültür ve Dayanışma Evi temsilcileri, DİSK Emekli Sen 1 Nolu Şube Başkanı Kadir Altanhan, İzmir Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Ersin Yüce, TMMOB temsilcileri, Genç İnisiyatifi Derneği temsilcileri, İzmir Halkevi temsilcileri ve Gençlik Muhalefeti temsilcileri ile yaklaşık 100-150 kişi katılım sağlamıştır.


Toplantı da Türkiye’nin çeşitli bölgelerindeki gençlerin Başkanlık sistemine neden hayır dedikleriyle ilgili bir sunum gerçekleştikten sonra, sırasıyla kişiler çalışmalar hakkında önerilerde bulunmuştur. İfade edilen öneriler, bildirge haline getirilip CHP Genel Merkezi’ne iletilecektir. CHP Konak Gençlik Kolları Başkanı Orçun Altanhan: “Bugün hükümet ve değneği Bahçeli’nin bize dayattığı dikta anayasasını konuşmak, tartışmak ve alanlarda daha net ve başarılı bir şekilde nasıl anlatırız belirlemek için toplandık. Genel merkezimiz bu noktada hepinizin bildiği gibi bir karar aldı. Parti rozeti bırakıp Türk Bayrağı’ya sokağa çıkılmasıdır. Bu da gösteriyor ki, bu durum bir parti değil memleket meselesidir. Bu noktada bizim gençlik kolları olarak yaptığımız diğer kurumlardaki arkadaşlarla yaptığımız görüşmelerde, kendi partililerimizce bazı tepkilerde aldık. Parti rozeti takmaktan kormayın gibi saçma sapağan tepkiler! O arkadaşlara da buradan şunu söylemek istiyorum: “Bizler parti rozeti takmaktan da, parti de bulunmaktan da onur ve şeref duyuyoruz, bizler bu partinin annemiz ya da babamız bir yere gelince, koltuk sahibi olunca, delege olunca bu partiye üye olmadık. Bizler Mustafa Kemal’in ilke ve inkîlaplarına inanan, Altıoku kendine ilke edinmiş gençleriz. Bu yüzden de bu partideyiz. Bir de sayın Başbakan’a bir şey söylemek lazım buradan. Başbakan, Cumhuriyet Halk Partisi’ni terör örgütleriyle eşdeğer görüyormuş. CHP bu ülkenin kurucu ve kurtarıcı partisidir. CHP Kuvayi Milliye’yi içinde barındıran partidir kendisine hatırlatmak isteriz.



Evet diyecek arkadaşlar eğer anayasa geçerse terör bitiyormuş, işsizlik bitiyormuş, ekonomi düzeliyormuş, parlementer sistemde bunları engelleyen ne çok merak ediyorum? Ayrıca önerdikleri bu anayasa da terörü, işsizliği bitirecek maddeler hangileri gerçekten çok merak ediyoruz, biz göremedik. Bu noktada güçlü bir Türkiye için örnek verdikleri yer Amerika! Dünya’da en gelişmiş ilk 10 ülke arasında Amerika dışında başka başkanlıkla yönetilen ülke yoktur. Ayrıca bize uygulanmak istenen başkanlık sistemiyle, Amerika’daki sistemin alakası yoktur. Meclis Başkanı’nın meclisi fesh etme yetkisi varken, Başkan’ın yoktur.” diye konuştu.
















12 Ocak 2017 Perşembe

Altanhan: Bir baş-KAN-lık Hayali!!!

Yoğun bir gündemde güzel ülkemin tek konuştuğu konu Başganlık!

Dolar, Euro almış başını gitmiş.
Esnaf kan ağlıyor, memleketimin her köşesinde bombalar patlıyor.
Her gün yeni bir terör saldırısı oluyor ve ülkede OHAL var!
Suriye bataklığında her gün şehit haberleri geliyor.
Gençler işsizlik belası ile uğraşıyor.
Sokaklar Suriyeli Mültecilerle dolu.              
Ama ülkemde hiç sorun yokmuş gibi iktidarın tek derdi bir diktatörün hayali olan Başkanlık!
Yani diktatörlüğünü yasalara uygun hale getirmek için yeni anayasayla başkanlık sistemi, rejim değişikliği!
Bu başkanlık sistemini en iyi anlatan Aziz Yıldırım espirisidir 😂:
FB Başkanı: Aziz Yıldırım
TFF başkanı: Aziz Yıldırım,
MHK Başkanı: Aziz Yıldırım
Şartlar böyleyken bile FB şampiyon olamazsa ligi iptal etme yetkisi var!

İşte yeni başkanlık sistemi budur.

Şakası bir yana gerçekten başkanlık sistemi bize neler getiriyor:
1) Yürütme yetkisi tamamen CB'ye veriliyor.
2) CB, bakanları tek taraflı atıyor veya görevden alıyor.
3) Meclis'in bakanlar kurulunu denetleme görevi kaldırılıyor.
4) Meclis gensoru veremiyor, yasama denetimi sınırlanıyor.
5) Bakanlar hakkında soruşturma açılması imkansız hale geliyor.                                    
6) CB parti üyesi ve parti genel başkanı olabiliyor.                                                            
7) CB milletvekillerini belirleyebilecek.          
8) Meclis CB'ye bağlanıyor, kuvvetler ayrılığı ortadan kalkıyor.                                    
9) HSYK'nın yarısını CB tek başına atayacak.                                                          
10) Anayasa mahkemesi 15 üyesinin 12'sini CB atayacak.                                                  
11) Yüksek yargı CB'ye bağlanıyor, bağımsız yargı ortadan kalkıyor.                    
12) Yetkiler tek elde toplanıyor.                                      

Yani bir düşünün ki Cumhurbaşkanı yolsuzluk yapıyor. Ama dava etmek için mecliste çoğunluğu Cumhurbaşkanının yazdığı milletvekilleri olmasına rağmen 400 milletvekili bulup yüce divana göndermesi gerekecek. Hadi diyelim ki 400 milletvekili bulundu, yüce divana gönderildi. Yargılayacak olan 25 kişinin 12'sini Cumhurbaşkanının atadığı bir anayasa mahkemesinin alacağı karar ne kadar adil ne kadar gerçekçi olacaktır.                    

Şimdi ülkesini seven Cumhuriyeti sevenlere, vicdanı olanlara sesleniyorum; bu kadar yetki bir kişiye verilir mi?
Bu ülkeyi sadece diktatörlüğe götürür. Diktatör Esad da bile neden göstermeden tek taraflı Meclisi feshetme yetkisi yoktur. Çünkü Meclis iktidarı ve muhalefet partileriyle ülkenin %100'ünü temsil ederken % 51'i bulan Cumhurbaşkanı %100 adına tek başına karar alabilecek. Bu ne adalete ne de vicdana sığar başka düşüncede kimse olmayacak farklı düşünceler hiç var olamayacak demektir.

Ve şu tarih bilmeyen arkadaşlar Atatürk ve İsmet İnönü'yü tek adam olup partili Cumhurbaşkanı olmasından bahsediyorlar. Bu tarih cahillerine basit bir bilgi o dönem tek parti dönemidir. Başka parti yoktur. Hatta savundukları Demokrat Parti Milletvekilleri Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekilleridir. Hatta Adnan Menderes de CHP Aydın milletvekilidir.

Bu tarih cahillerine son notumuz ömür boyu iktidar olabilecekken, bu iki lider çok partili döneme geçiş için mücadele etmiş, İsmet İnönü döneminde başarıya ulaşmıştır. Şimdi bu çağrımız sadece CHP'lilere değil ülkesini seven, Cumhuriyet'i seven tüm herkesi diktatörlük sistemine karşı hepbirlikte HAYIR demeye alanlarda omuz omuza mücadeleye davet ediyorum.
Sen yoksan bir eksiğiz...

Cumhuriyet Halk Partisi
Konak Gençlik Kolları Başkanı
Orçun ALTANHAN

5 Ocak 2017 Perşembe

ZORUNLU AÇIKLAMA - İPTAL

7 Ocak’ta yapacağımız “Söz Gençlikte” etkinliğimiz bu akşam Bayraklı Adliyesi’nde yaşanan patlama dolayısıyla iptal edilmiştir.

İzmir Bayraklı Adliyesi’nde gerçekleşen menfur saldırı sonucu hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet, sevenlerine ve vatanımıza sabırlar, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz…

Terör saldırıları, başta İstanbul olmak üzere ülkenin farklı bölgelerinde kirli yüzünü tekrar tekrar gösterirken, bu kez İzmir’i hedef almıştır. Bizler, İzmir’de gençlik siyaseti yapan, “Vatanın bölünmez bütünlüğünü” ilke edenen CHP’li gençler olarak, teröre karşı bu zor günleri atlatmanın yolunu Çanakkale Ruhu ve Kurtuluş Mücadelesindeki birlik, beraberlik ve #DahaFazlaCesaret ile geçeceğini düşünmekteyiz.

El ele, omuz omuza kurulan vatanımızın bugünlerde sözünü ettiğimiz birlikteliğe ve dayanışmaya daha çok ihtiyacı var. Din, dil, ırk, mezhep, cinsiyet ya da herhangi bir ayrım gözetmeksizin terör belasını bitirebilmek için bir araya gelip, çözüm üretmeliyiz. Terör sorunu hepimizin ortak sorunudur. Her gün başka bir şehrimizde, başka bir toprağımızda gelen katliam haberlerine son vermeliyiz. Ve bunun içinde İzmirli Genç Siyasetçiler olarak elimizden geleni fazlasıyla yapmaktan kaçınmayacağımızı siz değerli kamuoyuna bildiriyoruz…

Saygılarımızla,


CHP KONAK GENÇLİK KOLLARI

20 Aralık 2016 Salı

Halep'ten önce Turkiye'ye ses verin!



Ülkenin taşı toprağı KAN!
Dört bir yana savaş çığlıkları atan, kendini kaybetmiş bir Zat'ın ürünüdür yaşadıklarımız!
Gün geçmiyor; şehit haberleri almadığımız, katliamlar yaşamadığımız ve gün geçmiyor; faili meçhul(!) suikastler yaşamadığımız! Her yeni güne ölüm ile uyanıyoruz...

Ve bu yazı 2 defa düzenlendi
Çünkü bu metinleri yazarken; Rus Büyükelçi ........ Karlov yarınki önemli zirve öncesi 22 yaşında RADİKAL DİNCİ POLİS (!) tarafından öldürüldü

Amacı hayatlar yitmesin diye çabalamak olan bu katilin 'radikal dinci işareti' ile suikast düzenlemesi Yeni Türkiye'nin resmidir.

Düşündürücü kısmı; Ülkemizde katledilen hiçbir asker sivil ve hatta MESLEKTAŞLARI için kılını kıpırdatmayan radikal dinci, arkasında farklı senaryoların olduğu Halep için ortaya çıkıverdi

Dış politikada atıp tuttuklarımız mı gaza getirdi, yoksa böyle mi öğretildi?
Akılları kurcalamadı değil!

İşin komik kısmı ise; operasyonu Süleyman Soylu'nin yönetmiş olması. Hani 'İŞLETME' mezunu olan Soylu!!!

Dış politikadan sonra, polis operasyonlarını ayağa düşürdüler.

Sağ olarak ele geçirmek bu kadar mı zordu saldırganı?
Konuşmamalı  mıydı Yoksa? Anlatmamalı mıydı?

Şimdi sorular tabi:
Huzur operasyonu neden yapıldı?
Amaç saldırı ve suikast planlarını bulmak değil miydi? Öyle ise Kayseri ve Büyükelçi saldırıları nasıl gerçekleşti?
OHAL kapsamında oluşacak olan huzurumuz nerede?
Yarın yeni bir kaos ile uyanacağımız günün nedeni 'Ya Başkanlık Ya Kaos' başlıkları ve söylemleri midir?

Kısaca;
Mesele BAŞKANLIK mıdır?

İç savaş yaşayan hiçbir ülke 'barış elçisi' olamaz. Ülke kan gölü iken Anayasa değişikliği tartışılamaz. Yani tutmaz!!!

Dört  gün önce katledilen askerlerimizin kanı yerdeyken; stadyumda 'Arap şeyhi' resmi ile patlattığımız havai fişekler gibi elinizde patlayacak hevesleriniz.

Sabah yeni bir krize uyanacağız. Sonu nereye varır sorusuna cevap ise; Ya Başkanlık Ya Kaos diyenlerde!

Halep'ten önce ülkemize ses verin!
ÖLÜYORUZ!..
#BaşkanlıkSistemineHayır
#AnayasayaDokunma

18 Aralık 2016 Pazar

CHP KONAK GENÇLİK 17/25’İ UNUTTURMADI!



CHP Gençlik Kolları Genel Merkezi’nin ülkede son yaşanılanları değerlendirmek üzere Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde yapılan “Umut Kongresi”ne katılan Konaklı Gençler 17/25’in haftasını unutmadılar, UNUTTURMADILAR.

Hırsızlıklarıyla meşhur çizgi film kahramanları olan Daltonlar, İzmir Konak Meydanı’ndan sonra bu kez Ankara Yenimahalle’de görüldüler. Malum haftanın yıldönümünde mizahi göndermede bulunan gençler Ankara halkının şaşkın bakışları içerisinde gün boyu sokaklarda gezdiler. Ardından kongrenin yapılacağı alana giren gençler alkışlar eşliğinde büyük bir coşkuyla karşılandı. Büyük ilgi gören daltonları salona gelen CHP Genel Başkan'ı Kemal Kılıçdaroğlu da  gençlerin yaptıkları bu göndermeli eylem için tebrik edip  gençliğin her zaman bu tarz yaratıcı eylemlerle görmek istediğini söyledi.

“Hırsızlık Yapana Da, Yolsuzluklara “Bakan”a Da Bu Ülkede Dokunulmuyormuş, Onun İçin Türkiye’deyiz” pankartını da taşıyan gençler halkı güldürürken düşündürmeyi de başardılar.

8 Aralık 2016 Perşembe

Başarı'sızlıklarımız

Gazeteci Sercan Avcı'nın yazdığı transfer meclis üyelerimiz yazısı içerisinde eksiklikler var ama yerinde tespitlerdi.
Belediyelerimiz 'parti örgütlerimizin' örgütlenmede en temel yerleridir.
Peki bu içerisinde olmaktan onur duyduğumuz,evimiz Cumhuriyet Halk Partisi''nde gerçekten öyle mi?
İzmir'deki bazı belediye başkanlarının örgütlere karşı olan duyarsızlığı ortada. Koltuklarını hiç bırakmayacaklarını düşünen bu başkanlarımızın rahatlığı tabiki ilk seçime kadar.
Belediyelerde yer vermeyerek,yapılan çalışmalara destek vermeyerek sadece öfke kazandıklarının farkında olmamaları çok üzücü.
Hırsızına,sapığına sahip çıkabilen sapkınlara karşı, ikiye bölünmüş, uzlaşamayan görüntüsü vermek ne kadar doğru?
Bunu biz gençlerden öğreneceksiniz, şüphemiz yok!

Ha bir de tüm ötelemelere karşı duyarsız kalan, tek derdi yeğenlerini, eşini, dostunu işe sokmak olan meclis üyelerimiz de var. Bir diğer hobileri de ihale peşinde koşmak...
Dünyadan, ülke gündeminden uzak, söylem ve teklif üretemeyen kadrolarla iktidar hayalimiz yine hayal kalmayacak mı?
Devletin maşası zabıtaları palazlandıran, örgütten kopuk, bürokrasi aşığı bürokratları anlatmaya hiç gerek yoktur sanırım?!

Baştan sona İzmir'i cepte görenlerin Izmir'e verdiği zararlar git gide artıyor.
Yaklaşan erken seçim söylentileri ile korkuya kapılanların sayısı da bir o kadar fazla.
Biz gençlik örgütleri; sımsıkı sarıldığınız o koltukları bırakmanızı sağlayacağız
Bunu yapacağız ki; asıl görevimiz olan AKP faşizmine karşı sağlam kadrolar ile alanlara inebilelim. Önce kendimizi savunmak zorunda kalmayalım...

İktidarı 30 ilçede görmek, sonrasında  Ege'ye ve tüm ülkeye yaymak istiyorsak, İzmir'i olması gerektiği gibi sapasağlam tek vücut haline getirecek kadroların yetişmesinin önünü kesmeyin...Deneseniz de izin vermeyeceğiz, o da ayrı bir mesele...

CHP Konak Gençlik Kolları
Örgüt ve Örgütlenmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı

Mert KORKMAZ

28 Kasım 2016 Pazartesi

Yerde yatan biziz Tahir sadece bir Elçi'ydi.


Bugün işte o karanlık gününün tam bir yıl olduğunu gösteren gün 28 Kasım Barış güvercininin vurulduğu gün kısacası bugün günlerden Tahir Elçi peki kimdir Tahir Elçi, İnsan hakları savunucusu barışın sesi Diyarbakır abisi sahipsizlerin sahibiydi. Tahir Elçi içinden geçtiğimiz zor günler için şöyle diyordu: "Bu Barış'ın gelmesi bu kadar zor mu? Çekin ellerinizi tetikten insanlar ölmesi kapansın bu hendekler" diyen yürekli bir insandı Tahir Elçi. Umudumuzu yitirmedik yitirmeyeceğiz mücadele etmeye devam edeceğiz. Tahir olacağız "Barış"a karşı Hrant olacağız, Nazımca şiirler yazıp, Ahmet Kaya gibi barışa türkü yakacağız, Nesimiler ulaşıp Mehmet Uzunca haykıracağız, barışa olan özlemimizi Musa Anter gibi faşizme inat Barış diyeceğiz. Korkmak yok bizim kültürümüzde, Uğur Mumcu olacağız karanlıkları aydınlatacağız, önce ceylan olup medyayı unutmadan Uğur Kaymaz'a ulaşıp anlından öpeceğiz. Berkin Elvan'ı Abdocan'ların şiarını göğsümüzde bilip Ali İsmail korkmaz olacağız. Bir karanlık Eskişehir sokaklarında daha fazla haykıracağız daha fazla "Barış" diyeceğiz karanlıklara! Korkutamaz bizleri bu köhne karanlık yıldıramayacak acılarımızın yaktığı ateş içimizde olduğu sürece. Barışa semah döneceğiz ateşlerde semah dönenleri unutmadan Dilek Doğanları hasretle kucaklayıp birkez daha haykıracağız barışa olan özlemimizi, kaybettiğimiz tüm canları bir kez daha saygı ve özlem ile anarak Tahir Elçi başta olmak üzere "Halkların Kardeşliği" adına tüm demokrasi ve özgürlük şehitlerinin saygıyla selamlıyorum ...
                       

                                         Engin Taş
                              Cumhuriyet Halk Partisi
                               Konak İlçe Gençlik kolları
                                      Eğitim Sekreteri